Dünya Küçülürken BAKAF 2018

İçerisinde yaşamakta olduğumuz yüzyılda dünyayı küçülten iki ana faktör var; iletişim ve ulaşım. Bu ikisi bir araya gelince koskoca dünya avuçlarımızın içine sığacak kadar küçülüyor. Sorun da işte tam burada başlıyor.
Dünyaya açılabilecek değerleri olanlar için, bu değerlerin farkında olanlar için dünyanın böylesine küçülmesi bulunmaz bir fırsattır. Eğer, kendinizin farkındaysanız ve birikmiş değerleriniz varsa bu fırsatı değerlendirerek hızla büyürsünüz. Yapamazsanız küçülen dünyada daha da küçülür, kum taneciğine dönersiniz.
Batı Karadeniz’den söz edeceğim. Türkiye’deki yedi bölgeden birinin üç parçasından biri. Sekiz il, sekiz cennet. Bu sekiz ilde üç milyona yakın insanımız yaşıyor. Ve bu üç milyona yakın insanımız kendi cennetlerinin tadını çıkaramıyorlar. Bir o kadar insanımız da bu cenneti bırakıp İstanbul’a göçmüş. Oldu mu orta ölçekli bir İrlanda, bir Finlandiya, bir Danimarka, Hırvatistan... Litvanya, Slovenya, Letonya, Estonya, Kıbrıs Rum kesimi, Lüksemburg, Malta gibi ülkeleri de nüfus açısından neredeyse ikiye katlıyor.
Ne yazık ki biz, avuç avuç para döker Batı’nın mimarisini görmeye gideriz, ancak, ne Sinop Kalesi ilgimizi çeker, ne Kastamonu evleri ve kalesi, ne Safranbolu.
Avuç avuç para döker gideriz Avrupa’ya; Heidi’nin yaşadığı ormanı, Tuna nehrini, Eyfel kulesini, Madrid’i, dar sokaklarıyla ünlü eski Viyana’yı, Londra’nın ortasından geçen nehri, Saint Jarmen’i ballandıra ballandıra anlatırız da Bartın çayından, Amasra’dan, Abant’tan, Yedigöller’den, Gölcük’ten, Kastamonu’yu ikiye bölen ırmaktan, Ilgaz dağlarından, Küre dağlarından, koylarımızdan, mağaralarımızdan, yeşilin tonlarından, Çankırı’daki yaban yaşamın inanılmaz çeşitliliğinden ve sağlık dostu tuzundan… pek söz etmeyiz.
Almanya’nın dev sanayi kuruluşlarını, Fransa’nın, İtalya’nın, ABD’nin otomobillerini, sanayi ürünlerini ezbere sayarız ancak Karabük Demir-Çelik’ten, Ereğli Demir-Çelik’ten, Zonguldak Taş Kömürü ocaklarından, Düzce’nin sanayisinden söz etmeyiz.
Uzatmayayım.
Uzatırsam sayfalar alacak, biliyorum.
Yineliyorum: Dünya küçülürken büyümek zorundayız.
İşin “Nasıl?”ına gelince.
Gecikmiş olmakla birlikte Batı Karadeniz Fuarı (BAKAF), tam bu noktada cesur bir adım. Ticari kaygıları bir yana bırakalım. Batmak da var, üç beş kuruş kar etmek de. Ancak asıl kazananın bu sekiz il ve bu sekiz ilin insanının olacağını unutmamak gerek.
Sekiz ilde yaşayan ve sekiz ilden metropollere göç etmiş her birey bu çabaya el vermek zorundadır. Kabuğumuzu yırtıp, önce büyük kentlere, oralardan da İngiltere’ye, Almanya’ya, İtalya’ya, Fransa’ya, ABD’ye, Çin’e, Hindistan’a akmalıyız.
Üretici olarak, sanayici olarak, turizmci olarak yukarıda saydığım yerlerde kendi halayımızı çekebilmek için BAKAF’ı izlemeli ve el vermeliyiz.
Her açıdan birbiri ile et ve tırnak gibi olan bu sekiz ilin tanıtılması ve ekonomi hareketlilik sağlanması yalnızca sekiz ile değil tüm Türkiye’ye yeni bir kan getirecektir.
Bu girişim üç boyutlu bir yarara da imza atacaktır. Alanın yaşayan değerleri tanıtılarak turizm gelişecektir. Üretim etkinlikleri daha profesyonel hale gelecek ve standartlar yükselecek, önemli bir gelir kapısına dönüşecektir. Alanda üretilen ürünlerin alan dışına pazarlanma hızı yükselecek, alana sıcak para girişi artacaktır. Göçenlerin geri dönüşünün yolu açılacaktır.
BAKAF, Batı Karadeniz’in cennet mekan sekiz ilinin kozasından çıkıp yeryüzü gelişmişlik yarışmasına yüreklice katılmanın adı ve adresi olacaktır.
Bu çabayı ticari kaygı taşıyan bir fuarcılık olarak görmek, küçülen dünyanın en küçüklerinden olmayı seçmek anlamına gelecektir.
BAKAF, aynı zamanda bize potansiyelimizi ve atıl kalmış yanlarımızı, değerlerimizi de gösterecek, alana yeniden ve daha açık bir gözle bakmamızı da sağlayacaktır.
Bir özgüven yaratacak; üretenimiz, çalışanımız, okuyanımız yerine yurduna daha bir sıkı yapışacaktır.
Özetlemek istiyorum: Her şeyiniz olabilir ancak farkında değilseniz hiçbir şeyiniz yoktur.

Tüm Haberler

NEDEN DÜZENLENECEK?


Bartın, Bolu, Düzce, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Zonguldak illerinin yer aldığı Batı Karadeniz Bölümü; tarih, kültür dokusu, coğrafi ve doğal yapısı itibari ile yalnızca kendi alanının değil Türkiye’nin de kalkınmasında etkin rol alabilecek bir potansiyeldedir. Parçadan bütüne hareketle BAKAF 2018 ile bu potansiyelin açığa çıkarılması hedeflenmektedir.

NASIL GERÇEKLEŞECEK?


İstamonu Fuarcılık Ltd. Şti. tarafından düzenlenen BAKAF, 27-30 Haziran 2018 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinin 9,10 ve 11'inci hollerinde 20 bin metrekare alanda gerçekleşecek. Fuar alanın 9 ve 10'uncu holleri bakanlıklara, illerin valilik, belediye, sanayi ve ticaret odalarının, üniversitelerinin aralarında bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarına, hizmet sektörüne, yüklenici firmalara ayrılacak. 11'inci holde ise yerel markalar, yöresel ürünler, yöreye özgü el sanatları ve coğrafi işaretli ürün stantları yer alacak. BAKAF 2018’de konuk ülke yer alırken, iş geliştirme platformu imkanı da oluşturulacak.

DİĞER FUARLARDAN FARKI NEDİR?

BAKAF, Türkiye’nin İlk Bölgesel Fuarı olarak hayata geçecektir. BAKAF, Bartın, Bolu, Düzce, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Zonguldak illerinin konuk değil, ev sahibi olduğu bir ihtisas fuarıdır. Bu özelliği ile hem ülkemize hem de fuar sektörüne yeni bir soluk getirmiştir.
Turizm çeşitliliği, keşfedilmemiş güzellikleri, tarım ve sanayinin birlikte geliştiği ve ekonomiye önemli katkılar sunduğu bölgede; mahalli ve yerel idare birimleri, sanayi ticaret odaları, özel kurum kuruluş ve iş dünyası derneklerinin birlikte hareket edeceği BAKAF, Batı Karadeniz adına gerçek bir tanıtım ve iş forumu olma özelliği taşıyacaktır.
BAKAF 2018 ile illerin tümünün zirai, sınai ve ticari faaliyetlerinin gelişmesine yönelik çalışmalar yatırımcıya doğrudan aktarılma imkânı bulacaktır.

© Copyright 2018 Bakaf Batı Karadeniz Fuarı